Zeyniler Köyü’ne Teknik ve Kültürel Gezi
Yazı Fontu

Bursa Teknik Üniversitesi Kadın ve Aile Çalışmaları Topluluğu; 13 Haziran 2026 tarihinde, 17 öğrenci ve 1 akademisyenden oluşan 18 kişilik bir ekiple Bursa’nın tarihi ve eşsiz mekanlarından Zeyniler Köyü’ne ilham dolu bir teknik ve kültürel gezi gerçekleştirdi. Ömürlerini Bursa’nın bu saklı hazinesine ait mirası korumaya ve yaşatmaya adamış Doğan Yıldırır ve Gündüz Yalçıner de gezi boyunca öğrencilere rehberlik ederek Zeyniler’in doğal güzellikleri ve kültürel dokusu hakkında önemli bilgiler verdiler.

Tenceredeki Emek, Ekonomideki Değer: Zeyniler Çalıkuşu Kadınlar Tarımsal Kalkınma Kooperatifi; Ortak Akılla Büyüyen, Bereketle Yeşeren Bir İz

Gezinin en can alıcı noktası ise mutfaklarındaki mütevazı tencerelerle sınırları aşan; kırsal kalkınmanın ve kadın dayanışmasının sembolü olan Zeyniler Çalıkuşu Kadınlar Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin güçlü kadınlarıyla yapılan özel röportaj oldu. Kurucu Başkan Mahinur Ö. Makar ile o günkü röportajda tüm kooperatif ortaklarını temsilen yanımızda olan kadınlar; ’kadın başınıza yapamazsınız’ diyen ön yargı duvarlarını imece ruhuyla nasıl yıktıklarını; mutfaktaki gizli emeği tek bir ses, tek bir yürek olarak nasıl küresel bir başarı hikayesine dönüştürdüklerini anlattılar.

Mutfaktaki Dönüşüm: "Ev İşi" Sayılan Emek Ekonomik Modele Dönüştü

Toplumda yıllarca sadece bir "hobi" veya "ev işi" olarak görülen salça, reçel ve hamur işi gibi üretimlerin resmi, ticari bir kimlik kazanma süreci hiç de kolay olmamış. Kurucu Başkan Makar, bu süreci kadınların özgüvenini ve emeğin değerini merkeze alan bir zihniyet dönüşümü olarak tanımlıyor: "Biz yola çıkarken sadece ürün üretmeyi değil, kadınların kendi potansiyellerini keşfettiği, ekonomik özgürlüklerini ellerine aldıkları bir model kurmayı hedefledik. Asıl mesele, o ten cerenin içindeki emeğin bir ’ev işi’ değil, paha biçilemez bir değer olduğunu herkese kabul ettirmekti. Bugün, kooperatif çatısı altında sadece gıda üretmiyor; birbirimizin hikayesine dokunuyor, dayanışma ile güçlenen bir gelecek inşa ediyoruz. Her bir kadın ortağımız, bu kalkınma modelinin sadece bir üreticisi değil, aynı zamanda Bursa’nın kültürel mirasının da bir temsilcisi." Kooperatifin emektarlarından bir başka temsilci ise mutfaktaki değişimin saha boyutunu ve disiplin sürecini şu çarpıcı sözlerle özetliyor: "Başlangıçta en büyük zorluğumuz, kadınlarımızın kendi emeklerini küçümsemesiydi. ’Ben zaten evde yapıyorum, bunu kim alır ki?’ diyen kadınlarımıza emeğin ticari değerini ve kalitesini anlatmak zaman aldı. Ev ortamındaki ’göz kararı’ ölçülerden modern üre tim standartlarına ve hijyen protokollerine geçerek, ev usulü ustalığı disipline ettik. Biz mutfaktaki emeği sadece yemek yapmak olarak görmedik; gastronomi turizmi ve kültürel mirasın korunmasıyla birleştirdik.”

Ahıska Göçünden Uluslararası Arenaya: "Güven" İklimi

1860’lı yılların sonunda Ahıska’dan göç eden Türklerin kurduğu ve büyük dede Kayaali Özkaya’nın önderliğinde şekillenen Zeyniler Köyü, köklü geçmişini kooperatifle geleceğe taşıyor. Güçlü akrabalık bağlarının nasıl büyük bir avantaja dönüştüğünü anlatan bir kadın temsilcimiz, maddi kazançtan daha değerli olan o hazineyi şu sözlerle vurguluyor: "Bizim asıl servetimiz kazandığımız paradan ziyade, bu çatı altındaki güven iklimi ve kendi ayaklarımız üzerinde durmanın verdiği o muazzam aidiyet duygusudur. Bu güven bizi Zeyniler Konağı’ndan çıkarıp, yerel etkinliklerin ötesine, Türkiye çapındaki geniş platformlara taşıdı." Köyün lojistik süreçlerdeki zorluklara rağmen pes etmediklerini belirten temsilcimiz, asıl hedeflerinin sınırları fiziksel kargo rotalarıyla değil, kooperatifin ürettiği bilginin ve deneyimin kuşaktan kuşağa aktarıldığı "sürdürülebilir bir sosyal dönüşüm" ile aşmak olduğunu ifade ediyor.

Roller Yeniden Yazıldı: "Sadece Anne veya Eş Değil, Biz Hikâyenin Yazarıyız"

Röportajın en duygusal kısımlarından biri, kadının toplumdaki kimlik dönüşümüne dair soruya verilen yanıtlardı. Yıllarca üstlendiği farklı rollerin ardından bugün, birikimini kooperatif çatısı altında güçlü bir vizyona dönüştürmenin verdiği yetkinlikle Makar, şu ilham verici ifadeleri kullanıyor: "Zamanın önceki dilimlerinde dünyam; bir eş, bir anne ve minik kalplere rehberlik eden bir öğretmen olarak şekilleniyordu; o rollerin her birini sevgiyle ve layıkıyla taşıdım. Şimdi ise bu birikimin üzerine kendi duruşumu eklerken; kooperatifteki tüm kadınların emeğiyle birleşerek ’biz’ olmanın gücünü inşa ediyoruz. Yaşamın her döneminde üretmeye ve topluma değer katmaya devam etmek; insanın geçmişteki tüm kimliklerini birleştirerek kendini yeniden tanımladığı ve bu çok sesli hikayenin bir parçası olduğu, ömür boyu süren bir bütünlüktür."

Kooperatifin ilk ortaklarından birinin kızı olarak bu yolculuğa katılan bir başka kadın temsilci ise, bu dönüşümün yarattığı bireysel değişimi kendi penceresinden şu sözlerle paylaşıyor: "Kendi emeğimle kazandığım o ilk para elime geçtiğinde gözlerimde hissettiğim o ışık, tam anlamıyla kendi ayaklarım üzerinde duruşumun ilk büyük adımıydı."

Demokratik Mutfak ve Ortak Akıl

Coğrafi işaret tescili aldıkları Zeyniler Hınkalı gibi geleneksel reçeteleri; doğanın sunduğu en saf malzemelerle, sevgiyle ve asırlık yöntemlerle hazırlayan kadınlar, kooperatif içindeki karar alma mekanizmalarının da aynı şeffaflıkla işlediğini vurguluyorlar. Fikir ayrılıkları yaşandığında tek taraflı kararlar yerine, gönül birliği ve ortak akılla hareket ettiklerini belirterek ekliyorlar: "Fikir ayrılıklarını kriz değil, doğruyu bulma arayışı olarak görüyoruz. Gerekçeleri dinler, kooperatifin genel faydası terazisine koyarız. Gerekirse her iki fikri de küçük ölçekte deneriz; çünkü veri en iyi uzlaştırıcıdır."

Ön Yargı Duvarları Nasıl Yıkıldı?

Yola çıktıklarında karşılarına örülen "Kadın başınıza yapamazsınız" duvarını sabırla ve omuz omuza vererek nasıl aştıklarını anlatan kooperatif temsilcisi kadınlar, gençlere ders niteliğinde bir duruş sergiliyor: "Sözü çoğaltmak yerine sadece işimizi yapmayı seçtik. Çıkan engellere takılmadık; tencerelerimizi kaynattık, soframızı kurduk. Bizimle aynı noktada durmayanları karşımıza almak yerine, ’Şunun ucundan tutar mısınız?’ diyerek sürece dahil ettik. Kazandığımız ödüller ve farklı kurum ve kuruluşlarla yaptığımız iş birlikleri, çıktığımız bu yolculuğu daha büyük hedeflere taşıyan birer ışık oldu."

 Akademik Bakış ve Gençliğe İlham: "Bu Emek Tüm Kadınlara Rol Model"

Gerçekleştirilen bu anlamlı ziyarette, üniversite ile kırsal kalkınma arasındaki köprüler de güçlendirildi. BTÜ Kadın ve Aile Çalışmaları Topluluğu Danışmanı Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Emine Kurt, kadınların ortaya koyduğu bu vizyonun akademik çalışmalara da önemli bir ilham kaynağı olduğunu belirterek şunları ifade etti: "Bu yola baş koyan, büyük bir özveriyle üreten kadınlarımızın emeğini yürekten takdir ediyoruz. Burada yürütülen gastronomi ve kırsal kalkınma faaliyetleri, yalnızca ekonomik bir model değil; aynı zamanda sosyal bilimler ve kadın çalışmaları alanındaki akademik araştırmalara da ışık tutacak niteliktedir." Topluluk Başkanı Sosyoloji Bölümü öğrencisi Gülşen Girginel ise kooperatifte emek veren kadın liderlerden aldığı feyze dikkat çekerek süreci şu sözlerle değerlendirdi: "Zeyniler Çalıkuşu Kooperatifi’nde gördüğümüz bu dayanışma ruhu ve üretim azmi, biz kadınlar için muazzam bir cesaret kaynağı. İnanıyoruz ki bu başarı hikayesi, kendi ayakları üzerinde durmak isteyen tüm kadınlarımızı cesaretlendirecek ve onlara çok güçlü bir rol model teşkil edecektir. Gezimizin düzenlenmesi ve çalışmalarımızın yürütülmesinde emeği geçen danışman hocamız başta olmak üzere, tüm arkadaşlarıma ve çalışmalarımıza katkı sunan kooperatif yetkililerine teşekkür ederim."

Geleceğe Bırakılan En Büyük Miras: Nesilden Nesile Uzanan Ortak Akıl

Kooperatifi sadece bir üretim alanı değil; tasarım estetiği, geleneksel ürünlerin hikayeleştirilmesi ve modern sunum becerilerinin kazanıldığı bir deneyim merkezi olarak gördüklerini anlatan kadınlar, Bursa Teknik Üniversitesi gibi kurumlarla kurulan gönül köprülerini çok önemsiyorlar. Yeni neslin bu değerlere olan ilgisini, sadece köyün geleceğine değil, kadim köklerimize karşı yerine getirdiğimiz bir "ahde vefa" olarak tanımlıyorlar. Röportaj, Makar’ın tüm kooperatif kadınları adına dile getirdiği zihinlere kazınacak şu güçlü manifestoyla son buluyor:

"Eğer bir iz bırakılacaksa bu ancak bugün aramızda olamasalar da miras olarak emek ve azimlerini bize bırakan kadınlarımız ve tüm yol arkadaşlarımızın kendi yüreğine koyduğu ’Emeğimiz bereket buldu’ nişanıdır. Bizler, tüm enerjimizi sadece üretmeye ve paylaşmaya adadık. Zamanın akışında asıl kıymetli olan, ortaya koyduğumuz eser ve kurduğumuz bağlardır; birliğimizden doğan bu gücü, toprağa ve geleceğe verdiğimiz emekle mühürledik."

24 Haziran 2026
  • btu facebook
  • btu twitter
  • btu telegram
  • btu whatsapp